27 Şubat 2009 Cuma

Bana bir şey anlatır mısınız?

Merhaba. Bana bir şey anlatır mısınız, rica etsem? Bu beni çok mutlu ederdi. Bazen saçlarımı okşar mısınız lütfen? Saçlarımın okşanmasına bayılırım. Belki birazcık yanımda durmak istersiniz, sadece bana gülümsemek… Sakın beni unutmayın bu köşede.
Sizler bana bir şeyler anlatmak istemez misiniz? Hiç bilmediğim bir şeyi… Hiç görmediğim bir yeri, hiç tanımadığım bir adamı belki… Ben hep bu yatakta yatarım biliyor musunuz? Asla kalkmam buradan. Ne zaman isterseniz bana uyumam için bir masal anlatabilirsiniz. Canınız ne zaman isterse…



(Beyninde bir hastalıkla doğmuştu. Hiç konuşamadı, hiç yürüyemedi, hiç gelişemedi. Aslında ailesi de pek yardımcı olamadı. Maddi yetersizlikleri ve beklide biraz cahillikleri vardı çünkü. Kız o kadar güzel bir kızdı ki görmeliydiniz. Dünyalar güzeli bir gülümsemesi vardı. Onunla ilgilendiğiniz zaman anlardı. Geçip karşısına bir şeyler anlattığınız zaman, bir masal okuduğunuz zaman, sadece gülümseyerek sizi dinlerdi. On dört yaşına basmak üzereyken öldü. Her zaman, cennette meleklerin ona bir şeyler anlattığını hayal ederim. Bu onun çok hoşuna giderdi.)

Ps: gerçektir.

Hiç yorum yok: